Başkanı, komisyonları ve gruplarıyla izlemekten keyif aldığım, Türk siyasetine örnek Silivri Belediye Meclisine bugün nazar değdi. Sahilde yapımı süren Gençlik ve Kültür Merkezi büyük bir anlaşmazlığın sebebi oldu. İstanbul’un kapısı Silivri’mizde böyle bir yatırımın elzem olduğu konusunda herkes hemfikir. Çünkü, Silivri’miz ‘34.5’ tabir edebileceğimiz şekilde megapolden uzak. İhtiyaçlarını kendi içinde gören buna göre şekillenmiş bir sosyal, kültürel ve ekonomik yapısı olan bir belde. İlçemizin bir ucundan diğerine 70 kilometreyi aşıyor. Durum böyle iken Sayalar’dan, Danamandıra’dan, Bekirli’den, Büyükçavuşlu’dan eğitim ve kültürel faaliyetler için Büyükçekmece’ye gençlerin gitmesi neredeyse imkansız. İstisnalar hariç bugüne kadar böyle bir imkandan mahrumdular zaten. Bir önceki Belediye Başkanı Volkan Yılmaz’ın bu öngörülü projesi ile Silivri’nin umudu yeşerdi. 31Mart seçimlerinde iş başına gelen Bora Balcıoğlu da devir aldığında az bir kısmı yapılan inşaatı sahiplendi. Bu da takdire değer bir tavırdı. Türkiye’nin kısır siyasi çatışmalar yaşadığı önceki dönemlere benzemeyen, hatta onlardan ders çıkarmış olgun bir tavırdı. Balcıoğlu inşaata hız vererek kaba inşaatı neredeyse tamamladı. Merkezi yönetimce gelirleri kısılan daha önce olmadığı kadar İller Bankası ödeneğinde kesinti yapılmasına rağmen. Balcıoğlu bu projeye o kadar inanıyordu ki herhangi bir gecikmeye mahal vermemek için İller Bankası Genel Müdürünü de teminat vermeye ikna ederek bir özel bankadan 90 milyon TL kredi aldı. Türkiye’deki enflasyon ve artan maliyetler sebebiyle yeni merkezin maliyeti ilçe belediyesinin gücünü aştı. Bu noktada Balcıoğlu yine kolları sıvadı, bu seferde İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu 26’sı CHP’li 39 ilçe belediye başkan arasından sıyrılarak Silivri Gençlik ve Kültür Merkezini tamamlamaya ikna etti. Dile kolay ‘Ekrem Bey’ buraya 500 milyon TL gibi bütçe ayıracak.
Sıra kaba inşaat maliyetinin yaklaşık 3 katı olan ince işlerle ilgili inşaatın bir protokolle Ekrem Bey’e devredilmesine kaldı. Geçtiğimiz pazartesi günü Belediye Meclisi Şubat Ayı 1. Oturumunda Balcıoğlu elinde bir protokolle geldi. Merkez inşaatının İBB’ ye devrine ilişkin protokolü acilen Meclisten geçirmek istedi. Çünkü bir sonraki hafta yapılacak İBB Meclisi gündemine getirmek istiyordu. Acele ediyordu çünkü Silivri için emek ve para harcamıştı. Silivri Meclisi’ndeki Ak Parti ve MHP Grupları protokolün Hukuk Komisyonuna havale edilmesini istediler. ‘Neye imza atacağız görelim. Belki katkılarımız olur’ dediler. Balcıoğlu da oy birliği ile geçen kararların İBB Meclisi’nden daha hızlı ve kolay geçmesini hesaba katarak bu talebi kabul etti.
Konu Hukuk Komisyonu’nda ele alındı. Komisyonun CHP’li üyeleri, Ak Partili ve MHP’li üyeleriyle anlaşamadı. Kamuoyu neden anlaşamadıklarını bugün yapılan Şubat ayı 2. oturumumda gerilimli bir şekilde öğrendi.
Cumhur ittifakı üyeleri özetle:
8 sayfalık sözleşme yetersiz
Ne zaman bitirileceği belli değil
İBB yapım karşılığında zemin ve 3. katı 15 yıllığına alıyor
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi gibi
Büyükşehir’in ne yapacağı belli değil
İlerde Büyükşehir ve Silivri Belediyesi ayrı partilerde olursa sorun çıkar
başlıklarında itirazlarını sundu.
Başkan Balcıoğlu ve Hukuk Komisyonu Başkanı Mehmet Keleş ise
Ekrem Bey’i ikna ettik
500 milyon lira yatırım yapacak
İBB’ ye tahsis edilecek katlar kültür ve gençlikle uyumlu şekilde kullanılacak
Son karar Belediyemizde olacak
savunmasını yaptılar.
Balcıoğlu, yapılacak yatırımın büyüklüğü, Silivri’ye kazandıracaklarını düşündüğü için heyecanlıydı. Muhalefetinde resmiyeti bırakıp pratikler üzerinden konuya bakmasını istiyordu.
Muhalefet ise protokolün ileri yönelik tüm kaygıları da giderecek şekilde düzenlenmesini istiyordu. Burada siyasetçilerin bir gün yaşayacağı yol ayrımına gelindi: İcraatı erteleme pahasına tam bir demokratik tavır mı? Yani protokole açık kapı bırakmayacak maddeler yazmak mı bir an önce harekete geçmek mi? Öyle ya yatırıma ikna edilmiş bir Ekrem Bey var. Ama yarın ne olacağı belli değil. Öncelikler değişebilir!
Burada Parlamento Muhabirliği yaptığım günlerde de iktidar sahiplerine söylediğim bir prensip vardı: Bazen icraatı biraz ertelemek pahasına olsa bile muhalefeti demokrasiye boğun! Peki ne yapılabilirdi? Balcıoğlu protokolü tüm kaygıları giderecek şekilde yazıp, Ekrem Bey’e ‘kusura bakmayın ama muhalefetin eleştirileri de var protokolü böyle yazalım’ diye bilir miydi? Dese Ekrem Bey bu çıkışı makul karşılar mıydı? Denenmeden bilinmez. Fakat demokrat olmak tam da bu! İdeali yapmak isteyen liderler için muhalefet de bir güç. Bunu daha eksiksiz yapmak için kullanan deha siyasetçi olarak tarihe geçer!
YORUMLAR